İsrail Amerika, İran savaşı bir ayı geçti. Hükümetimiz ‘hava savunma sanayimiz ve çelik kubbelerimiz var’ açıklamasında bulunmuştu. Ama NATO, Malatya ve Adana İncirlik üzerine kurduğu Patriot savunma füzeleri ile İran’dan atılan dört füzeyi imha etti! Ülkemize atılan 4 füzenin Doğu Akdeniz’de konuşlanmış NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürüldüğü açıklandı.
Bu durum karşısında merak ettiğimiz sorular var; daha önce düşürülen bu füzelerin rotaları neden açıklanmıyor? Füzelerin radar izi nerede? Hangi rota ile geldi, hangi irtifada vuruldu? Şimdi gelelim Türkiye’ye; Kürecik’ten Anamur’a kadar uzanan radar ve erken ihbar alt yapısı bu verileri ortaya koyacak kapasitede. Bu durum soyut açıklamalar karşısında yeterli değil.
Amerika Birleşik Devletleri bize patriot füzelerini vermeyince biz de Rusya’dan S-400’leri aldık ama kullanamıyoruz? Bu füzeler nerede konuşlandırılıyor? Bu nasıl iş? Hani hava savunmamız nerede? NATO olmasa hava savunmamız bu savaşta kalbura dönecekti. Birçok tesisimiz yerle bir edilecek ve vatandaşlarımız ölecekti.
Donald Trump'ın İran'daki savaşla ilgili bir sonraki planlarını merak etmeye başladık. ABD, petrol ihracatını kontrol altına almak için Harg Adası'na mı saldıracak? İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesini engellemek için ABD ve İsrail acaba bu kez de Qeshm Adası ve Hürmüz Boğazı yakınlarındaki diğer adalara mı saldıracak? Diğer bir kritik hedef te İran’daki enerji santralleri olacaktır. Düşük te olsa son ihtimal ABD zafer ilan edip operasyonu sonlandıracak mı? Amerikan Başkanı Trump yaptığı açıklamalarda acaba kendisi konu ile ilgili bir ipucu vermiş olabilir mi?
Amerika 50 bin askerini Ortadoğu’ya yığdı. Bu İran’a gözdağı vermek için miydi acaba? Ama Amerikan Başkanı Trump İran’ın son kozlarını oynadığını düşünüyor ve o da pokerdeki gibi İran’a karşı restini çekiyor!
Trump, 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin'de Xi Jinping ile görüşmeyi dört gözle beklediğini ve bunun tarihi bir olay olacağına inandığını dile getirdi. Çin henüz resmi olarak hiçbir şeyi doğrulamadı ancak bu, Pekin'in tipik uygulaması. Bu tür olayları yalnızca birkaç gün önceden duyuruyorlar. Ancak bunlar olağanüstü zamanlar; Ortadoğu'daki savaş Çin'in çıkarlarını doğrudan etkiliyor ve Xi Jinping'in saldırgan bir ülkenin liderini ağırlama arzusu açıkça yok. Trump'ın planlanan fakat sonra ertelenen ziyaretinin nedeni tam olarak buydu. Başlangıçta 31 Mart Salı günü Pekin'e gelmesi planlanmıştı. Ancak bir ay önce ABD ve İsrail İran'a saldırdı. Trump şüphesiz Tahran'ı hızla dize getirmeyi umuyordu, çünkü Mart ayı sonundaki Pekin ziyareti, her şeyiyle önceden hazırlanmış ve saldırıdan önce duyurulmuştu. Eğer ABD uzun vadeli bir kampanya planlıyor olsaydı, ziyaretin tarihlerini duyurmak için bekleyebilirdi.
Amerika Başkanı Trump’un 14 Mayıs'ta Pekin'e uçacağını açıklaması bir anlamda o zamana kadar İran’daki çatışmaların sona ereceğinden, Hürmüz Boğazı'nın açılacağından ve Trump'ın bir başka "zafer" versiyonunun Amerikan halkına ve dünyaya iletileceğinden kesinlikle emin olduğu anlamına geliyor. Başka bir deyişle, ortalık 13 Mayıs'ta değil en geç Mayıs başlarında sakinleşecek. Trump, üst üste ikinci kez hata yapmayı göze alamaz. Ziyaretini tekrar ertelerse, Xi Jinping'in (ve elbette sadece onun değil) gözünde zayıf bir lider gibi görünecektir.
Demokrat bir gazete olan New York Times, İran'a karşı yapılan saldırının Mossad tarafından kötü planlandığını dünyaya duyurdu. İddiaya göre, İsrail istihbarat subayları Trump'a ilk bombalamadan sonra İranlıların sokaklara döküleceğini, hükümeti devireceğini ve İran Şehzadesi Rıza Pehlevi'yi ülkeyi yönetmeye çağıracağını vaat etmişti. ABD Başkanı suçu kendi Savunma Bakanı'na yükledi. Pete Hegseth'e kamuoyu önünde, "Pete, sanırım ayağa kalkıp 'Hadi bunu yapalım' diyen ilk kişi sendin" diyerek aslında azarladı.
Amerikalı uzmanlara göre, Amerikan Hükümeti iflas etmiş durumda. Uzmanlar, “Bu bir abartı değil. Bu, ABD Hazine Bakanlığı'nın medyada hiç yer almadan yayınlanan konsolide mali tablolarından doğrudan çıkan bir sonuç” ifadelerini kullanıyor.

Rakamları sevenler için işte bir özet: ABD Hükümeti’nin varlıkları şu anda 6,06 trilyon dolar, yükümlülükleri ise yaklaşık 48 trilyon dolar seviyesinde. Ancak burada daha ilginç olan soru, bu acımasız ve anlamsız savaşı kimin başlattığı değil, neden başladığıdır. Aslında Venezuela olayı ile başlayıp devam eden bu gelişmeler Beyaz Saray'ın son aylardaki tüm bu çılgın maceralarının tam olarak nereden kaynaklandığıdır.

Buraya kadar her şey normal ama bu savaşta Araplar, Kürtler, Türkler ne pozisyon alacak bu da merak konusu. Amerika bu bölgede istediği gibi oyun oynayabilecek mi bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.

İran, İsrail Amerika savaşının bitmesi ile Rusya ve Ukrayna savaşı da bitebilir mi? Bu da çok önemli bir soru işareti. İki tarafın da artık bu savaşlarda gücü kalmadı. Rusya asker bakımından zayıfladı, Ukrayna’nın ise arkasında NATO var, tabiî ki bu savaşlar para gücüne dayanıyor, ülkelerin ekonomilerini de çökertiyor…