Knight Frank’in yayımladığı “The Wealth Report 2026”, Küresel Zenginlik Raporu, Nisan ayının son haftasında 20. Yıl Dönümü Baskısı olarak yayınlandı. Küresel servet üretiminin hızlandığını ve ultra zenginlerin sayısının son beş yılda %32 artarak 713.626 kişiye ulaştığını bildirmektedir. Raporun ana teması, "parçalanmış bir jeopolitik ortamda özel sermayenin uyumu ve çeviklik arayışı" ve "gayrimenkul piyasalarındaki yapısal değişimler" üzerine kuruludur.
Rapor dünyadaki bir zenginleşme temayülüne vurgu yapmaktadır. Sayılarla gidersek:
- Dünya genelinde ultra zengin sınırı olarak kabul edilen 30 milyon dolar üzeri servet sahibi kişi sayısı 551 binden 713 bine yükselmiştir. Burada zenginler kulübüne katılan yeni %29’luk bir kitleden söz edilebilir.
- ABD, her zamanki gibi zengin sayısındaki toplam artışın %40’ından fazlasını tek başına sağlamıştır.
- Çin, dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olarak, zenginlikte ikinci büyük merkez olmayı sürdürmektedir. Hindistan, gerek nüfusu gerekse Asya-Pasifik’in yeni servet üretim merkezi olarak önemli gelişme göstermekte ve geleceğin önemli bir gücü olmaya aday durumundadır.
- Geri kalan servet coğrafi olarak daha geniş bir alana yayılırken, Kuzey Amerika hâlâ dünyanın en zenginlerini barındırmaya devam etmektedir.
Türkiye’de ise son beş yılda ultra zengin sayısı %93,5 artarak 4.208 kişiye ulaşmıştır. Bu artış Türkiye’yi Polonya ve Katar’ın ardından dünyada üçüncü sıraya taşımaktadır. Raporun önemli vurgusu, gelir adaletsizliğinin derinleştiği ve geniş halk kesimlerinin alım gücünde önemli düşüşler yaşandığı yönündedir. Bu tablo, küresel ölçekte servet üretiminde Türkiye’nin hızla yükselen bir ekonomi olduğunu gösteriyor. Ancak bu yükselişin toplumun geneline yansımadığı da aynı raporda dikkat çekici bir şekilde ortaya konuyor.
Türkiye’ye dair raporda yer alan bulgular:
- Ultra zenginler: 2019’da 2.174 iken 2026 yılında 4.208’e çıkmıştır.
- Milyarderler: 35’ten 46’ya çıkması bekleniyor.
- Artış hızı: küresel artış %29 iken Türkiye’deki artış %93,5 ile küresel ortalamanın üç katını aşmıştır.
- En hızlı yükselenler sıralaması: ilk sırada Polonya %109 ve Katar %107 ile ikinci; sonra Türkiye…
- Gelir adaletsizliği önemli bir husus: Vergi yükünün dolaylı vergi ve kaynakta kesinti yöntemi nedeniyle dar gelirli grupları etkilediği vurgulanmış. Verginin %85’i dar gelirli kesimin sırtında olarak belirtilmiştir. Büyük işletme ve kuruluşların, finans kurumlarının toplam verginin yalnızca %15’ini ödediğine dikkat çekilmiştir.
Türkiye’nin küresel servet artışında ilk üçe girmesi, bir yandan ülkenin finansal cazibesini ve yatırım potansiyelini ortaya koyuyor. Ancak diğer yandan bu artışın toplumsal dengeleri bozduğu, orta ve alt gelir gruplarını daha da kırılgan hale getirdiği görülüyor. Servet üretimi hızla artarken, gelir adaleti sağlanmadığı sürece bu tablo sürdürülebilir değil. Türkiye’nin önündeki en büyük sınav, servet artışını toplumun geneline yaymak ve vergi adaletini tesis etmek olacak.
Sonuç olarak, *The Wealth Report 2026* Türkiye için hem bir başarı hikâyesi hem de bir uyarı niteliği taşıyor. Başarı, ultra zenginlerin sayısındaki hızlı artışla küresel ligde üst sıralara çıkmak. Uyarı ise, bu artışın geniş halk kesimlerinin refahına yansımaması. Türkiye’nin geleceği, bu iki gerçeği nasıl dengeleyeceğine bağlıdır.