Yılın son ayı olan aralık enflasyonu TÜİK tarafından açıklandı ama yine kimseyi şaşırtmadı. Yüzde 0,89’luk bu rakam nasıl bulundu diye merak konusu olmaya başladı halkımız arasında.
Aralık ayında et fiyatlarının yükselmesi, kıymanın kilo fiyatının 1000 lirayı geçmesi pazarda sebze fiyatlarının yükselmesi hiç mi göz önüne alınmadı. 5 büyük markette satılan 980 ürünün fiyatı son 1 ayda yüzde 15 civarında arttı. Ama TÜİK’e göre bu yüzde 0,89 oldu.
Hükümetimizin yeni yılda işçi emeklisi ve memur emeklisine yapacağı zamlar bu enflasyon rakamlarına göre ayarlanacak. Yani ortalama işçi emeklisine gelecek zammın 2500 lira civarında olacağı belli oldu. Anlayacağınız gibi emekliye kök söktürülecek! ‘Ölmeyin, sürünün’ hesabı mı yapılıyor? Ama milletvekillerimiz istedikleri zammı alıyorlar, çünkü onların zamma ihtiyacı var!
Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) enflasyon için araştırma yapan arkadaşlar bu verileri nerelerden elde etmişler merak konusu. Türkiye genelinde 16 milyon emeklinin canına okundu. Bu açıklamaları ile yine emekliyi yok saydılar.
**
Şimdi gelelim son günlerin İzmir’de sosyal medyada ilgi çeken belediyeye. Bu belediye ise Buca. Yeni yıla girerken işçilerin maaşının ödenmediği ve grev hazırlığında olan Buca Belediyesi işçileri Başkan Görkem Duman, tatilini keserek yurda döndü ve işçi alacaklarının bir kısmını ödeyerek Buca’da grevi durdurdu!

Buca Belediyesi’nin son meclis toplantısında Başkan Görkem Duman, Belediye Meclisi’nden 375 milyon 800 bin TL’lik borçlanma yetkisi istedi. Tabii ki alınacak bu borçla işçilerin maaşları ödenecek. Bunun karşılığında bankalara teminat ve ipotek verilecek. Her şey güzel; bu borçlar ödenmezse Buca’nın birçok gayrimenkulü elden gidebilir. Buca halkı hizmet beklerken vereceği vergilerle işçilere çalışacak. Bu, dünyanın hiçbir yerinde yok ama İzmir’in Buca ilçesinde var. Borç al, mallarını ipotek et, işçi maaşı öde.
**
Venezuela'ya yapılan saldırı ve İran'daki rejim değişikliği operasyonu günün konusu. Küresel siyasette olup bitenlere bakıldığında, herkesin uluslararası hukukun artık var olmadığını nihayet anladığından eminim. Artık uluslararası hukuk dünya genelinde yok.
Uluslararası hukuk, egemenliklerini pratikte savunabilecek büyük güçler arasında yapılan bir antlaşmadır. Bu güçler, kendileri ve herkes için neyin izin verilebilir, neyin izin verilemez olduğunu belirleyen kuralları tanımlar ve bunlara uyarlar. Bu tür bir hukuk, büyük güçler arasındaki denge korunduğu sürece incelikle işler.
Donald Trump'ın "Acil Askeri Operasyon" olarak adlandırdığı Venezuela'daki ABD operasyonu gerçekten de mükemmel bir şekilde organize edilmişti. Ancak burada Donald Trump'ın bu operasyon için belirlediği temel hedefleri vurgulamak istiyorum:

Birincisi: Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik uyuşturucu kaçakçılığına son vermek. İkincisi: Venezuela'daki Amerikan şirketlerinin çıkardığı petrolü Amerikalılara geri vermek.
ABD'nin Afganistan'da bu konuda geniş deneyimi var. Dikkat çekici bir şekilde ABD, Maduro'yu Venezuela'nın üretmediği kokain üretmekle suçluyor (bölgedeki bu uyuşturucunun ana kaynağı ise Kolombiya). Dahası, ABD tarafından yakalanan başkan, ülkesini Kolombiya uyuşturucu kartellerinin kurbanı olarak nitelendirdi ve Amerikalılara uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede işbirliği teklif etti.
İkinci senaryo kolayca açıklanabilir: Trump, Amerikan petrol devlerinin Venezuela'nın petrol altyapısına önemli katkı sağladığına ve bu nedenle petrolün Amerikalılara ait olduğuna inanıyor. Caracas şirketleri millileştirdiğinden beri petrol Amerikalılardan "çalındı". Bu arada, Maduro da Amerika Birleşik Devletleri'ne petrol üretiminde işbirliği teklif etti; sonuçlar ortada.
İşte dünya siyaseti de bu. Burada Venezuela halkı perişan. Emeklinin aldığı maaş ise aylık 3 dolar. Ülke zengin, tıpkı Türkiye gibi ama halka yansımıyor. Petrol var, altın madenleri var ama halk aç! İhtiyaç maddeleri sınırlı sayıda var. O da ihracattan kaynaklanıyor, ülkeye yeteri kadar mal gelmiyor. Venezuela’da birçok arkadaşım var, beni davet etmişlerdi ama pandemi dönemi başlayınca gidemedim. 100 dolarla orada krallar gibi yaşayacağımı söylemişlerdi ve haklılar da. Herhalde bundan sonra gidersek de, Venezuela artık ABD toprağı olabilir ve bu kez 100 dolarla kral gibi değil fakir gibi tatil yapılır.