Fenerbahçe, Allan Saint-Maximin’den beklediğini alamadı ve yolları ayırdı.
Şimdi vitrine yeni bir isim çıktı: Anthony Musaba.
İsimler farklı, hikâye tanıdık.
Saint-Maximin geldiğinde de beklenti yüksekti. Hızlıydı, bire bir oynuyordu, rakip savunmayı bozuyordu. Kağıt üzerinde her şey vardı. Sahada ise sorun hep aynıydı: Verim.
Fenerbahçe, Saint-Maximin’den ne alamadı?
Skor alamadı. Süreklilik alamadı. Büyük maçlarda fark alamadı.
Şimdi sorulması gereken soru şu:
Musaba bu tabloyu değiştirir mi, yoksa sadece daha genç bir deneme mi?

Oyun DNA’sı aynı

Musaba hızlı. Hatta patlayıcı. Açık alan buldu mu savunmayı paramparça edebilir.
Ama mesele şu: Süper Lig’de açık alan ne kadar bulunuyor?
İşte kritik nokta burada.
Fenerbahçe'ye karşı takımlar geride kalabalık durmayı tercih ediyor ve boş alan bırakmamaya gayret ediyor. Bu nedenden ötürü Musaba’nın oyunu soru işareti yaratıyor. Topu ayağına aldığında ilk tercihi genellikle bire bir. Geçebilir mi? Bazen. Ama ne zaman pas vereceğini, ne zaman oyunu sakinleştireceğini henüz tam bilmiyor.
Bu tablo yabancı değil.
Saint-Maximin’de de benzerini gördük. Kaos yarattı, savunmayı bozdu ama o kaosu sonuca çeviremedi.
Burada şu akla geliyor: Acaba Musaba, Saint-Maximin'den daha iyi bir oyuncu mu?

Temel farklar

Oyun Aklı
Saint-Maximin: Hâlâ eleştirilir ama Premier League seviyesinde karar verebilen bir oyuncu
Musaba: Karar verme konusunda daha geride, aceleci.
Fark: Saint-Maximin “ne zaman duracağını” biliyor, Musaba çoğu zaman bilmiyor.
***
Skor Etkisi
Saint-Maximin: Maçı tek başına çevirebilir.
Musaba: Henüz “maç kazandıran” değil, maçı zorlaştıran oyuncu.
***
Fizik & Temas
Saint-Maximin: Fiziksel temasta ayakta kalabiliyor.
Musaba: Sert liglerde kolay düşebiliyor.
Süper Lig bu konuda affetmez.

Asıl fark oyuncuda değil, beklentide

Saint-Maximin’den “maç kazandıran yıldız” çıkarmaya çalıştılar.
Olmadı.
Musaba’dan da aynı şey beklenirse, sonuç değişmez.
Musaba’nın değeri, attığı golde değil; savunmayı bozduğu koşuda, açtığı alanda, oyunun temposunu artırdığı anda ortaya çıkar. O bir bitirici değil, hızlandırıcı.
Fenerbahçe’nin bu transferde asıl sınavı şudur:
Musaba’yı yıldız yapmaya mı çalışacak, yoksa doğru rolü mü verecek?

Son söz

Musaba bugün itibarıyla Saint-Maximin’den daha az tecrübeli, daha ham ve daha riskli bir profil. Yani beklenti doğru ayarlanmazsa, sonuç da şaşırtıcı olmaz.
Fenerbahçe artık şunu bilmek zorunda:
Hızlı kanat almak yetmez.
O kanada ne yaptırdığını bilmezsen, isimler değişir ama hikâye aynı kalır.
Musaba bir fırsat olabilir.
Ama aynı hatalar tekrarlanırsa, o da sadece bir dipnot olur.