'Terracotta Askerleri'
Efe Çapman
'
İnsanlık tarihinde ölüm büyük bir rol oynar ve insan kültürünün gelişimi sırasında karşılaşılan sayısız konuyu ortaya çıkarır. Bütün bilinmezliklere rağmen tanıdığımız ve araştırdığımız en eski medeniyetler dahil olmak üzere toplumlar ölüme farklı bakış açılarından yaklaşsalar ve farklı yaşam tarzları sürseler bile ölüm kavramına ve ölen bireylere bazı faaliyetler, yapılar ve ritüeller adamışlardır. Bazı firavunlara adanmış güneş teknelerinden basit mezar taşlarına, bireylerin değerli eşyalarıyla beraber gömülmelerine kadar birçok farklı, ancak bazen ise benzer konsept ve inanışları çağrıştıran durumlar vardır.
20.Yüzyıl’ın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak kabul edilen Terracotta Ordusu ise ölüm ve öteki dünyaya geçiş inançlarına ait en inanılmaz örneklerden biri olabilir. Bir grup çiftçinin önce çömlek parçaları ardından bir heykelin bazı parçalarını bulması, ardından keşfedilen bu yapı Çin’in ilk imparatoru olan Qin Shi Huang’ın ordularını temsil eden ve onu ahirette korumakla yükümlü heykeller ile dolu.
Yüzleri birbirinden farklı olan, birçok askeri rütbe ve meslek grubunu temsil eden heykeller ortalama insan boyutlarında ve en uzun boylu heykellerin general heykelleri olduğu düşünülüyor. Bu orduya ait bronz silahların durumu 2 bin yıldan beri yer altında kalmalarına rağmen gayet iyi. Araştırmacılar önceleri bunun sebebinin kromlu bir koruma tekniği olduğunu düşünmelerine rağmen bu kromun silahların saplarına uygulanan vernik kaynaklı olduğunu ve asıl koruyucu etkinin toprağın zengin yapısından geldiğini belirtmekteler.
Mezarın yapımında 700 bin civarı işçi çalıştığı tahmin edilmekte. İmparatorun mezarının konumu için burayı seçmesinin nedenleri arasında bölgedeki toprağın zenginliği, mezarın kuzeyinde kalan bölümdeki altın yatakları ve güneyinde kalan bölümde yeşim taşı yatakları mevcut. Bazı eski betimlemelere göre bu mezarın gökleri ve dünyayı temsil edecek şekilde tasarlandığı, akan nehirlerin ise civa ile oluşturulduğu söylenmekte. Mezar kompleksinin neredeyse 100 kilometrekareye yayılmış olduğu tahmin ediliyor. İmparatorun sarayı dahil olmak üzere çok sayıda obje, insan ve yapının betimlendiği bu devasa alan ziyaret edenlere farklı bir tecrübe sunuyor.
8 bin asker, 150 süvari atı, 130 at arabası ve onların 520 atı yakın zamana kadar keşfedilen heykellerin sayısı. Yeni bir çalışmanın sonucu daha önce bulunmamış olan 20 asker heykeli mezarın merkezine yakın bir konumda ortaya çıkarıldı. Bu eşsiz ve gizemli yapının tarihini ve özünü anlama yolunda ilerlemenin bize geçmişe dönük yeni bakış açıları sunabileceğini düşünüyorum.
Yorumlar