Hristiyan aleminde Paskalya Bayramı başladı. Bu bayram nedeniyle Rusya ve Ukrayna bir günlük ateşkes ilan etti. Ama bu ateşkesi Rusya bozdu! Amerika ile İsrail’in İran ve Lübnan savaşı Paskalya Bayramı’nda da devam etti. İki ülke arasında Pakistan’da yapılan anlaşmalar olumsuz sonuçlansa da, Pakistan’da önümüzdeki birkaç gün içinde yeni bir görüşme yapılması kararlaştırıldı…
Paskalya'da kutlamaların tavan yaptığı orta Avrupa’da bu organizasyon ‘şeytan akıllılar’ın da sevindiği bir geceye dönüştü: Hristiyan değerlerinin ünlü savunucusu Viktor Orbán, Macaristan parlamento seçimlerinde ezici bir yenilgiye uğradı. Bir ay içinde Péter Magyar, Macaristan'ın yeni Başbakanı olarak koltuğa oturacak.
Seçim sandıkları açıldıktan sonraki ilk saatlerden itibaren, seçimin katılım rekorlarını kıracağı belli olmuştu. Sabah 07.00'ye kadar seçmenlerin yüzde 3,46'sı oy kullanmıştı. Saat 9.00'da katılım yüzde 16,89'a, 11.00'de yüzde 37,98'e, öğlen saatlerinde yüzde 54'ü aşarak, saat 15.00'te ise yüzde 66'ya ulaştı. Nihai katılım oranı yüzde 77,80 oldu. Bu, Macaristan tarihinde ilk kez yaşanan bir durum. Örneğin, sosyalist hükümetin düşüşünden sonraki ilk seçimlerde, 1990 yılında, nihai katılım oranı yüzde 65 olmuştu.
Macaristan'da yapılan parlamento seçimlerinde halk 199 milletvekili seçti. Oyların yüzde 98,9'u sayıldıktan sonra, muhalefetteki Tisza partisi 199 sandalyenin 138'ini kazandı. Mevcut Başbakan’ın liderliğindeki iktidardaki Fidesz-Hristiyan Demokrat Halk Partisi ittifakı da parlamentoya girdi. Orbán yenilgiyi kabul etti ve muhalefette bile olsa siyasi gücünün ülkeye hizmet etmeye devam edeceğini belirtti. İşte 16 yıllık Macaristan’daki iktidar böyle yıkıldı.
***
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, “Amerika’yı NATO’dan çıkarırım” diyor ama buna Mormon tarikatına bağlı senatörler karşı çıkıyor. Mormon tarikatı, ordudan yana olan bir dini tarikattır!
Şimdi gelelim Amerika Başkanı Trump’un NATO’dan çıkma şantajına. Trump'ın olası bir seçimi göz önünde bulundurarak, 2023 yılında, Kongre onayı olmadan NATO'dan çekilmeyi yasaklayan bir yasa çıkarıldı. Bu yasa, şu anki Dışişleri Bakanı Senatör Marco Rubio tarafından sunuldu. Yeni görevinde, ittifaktan ayrılma konusunu istediği kadar ima edebilir, ancak bu entrikacıya sadece bilgisiz insanlar inanır. Marco, Kongre'nin NATO'dan ayrılmasının yasak olduğunu biliyor ama Trump'ın kendisinin bunu bilip bilmediği belirsiz.
Bir diğer seçenek ise alt meclisin onayını pas geçmektir. Ancak bu durumda üst mecliste yani Senato'da üçte iki çoğunluk gerekli. Birçok ülkenin senatosunun aksine, Amerika Birleşik Devletleri'nde bu, dışarıdan çok az kişinin katıldığı elitlerin olduğu bir yerdir. Ve NATO'yu kendi nüfuzlarının bir aracı ve Amerikan gücünün bir garantisi olarak gören elitler, ittifaktan ayrılmayı asla kabul etmezler.
Üçte iki çoğunluk 67 oy demektir. Şu anda 100 senatörden sadece biri NATO'dan ayrılmaktan yana. Bunun Kentucky'den Rand Paul olacağını düşünebilirsiniz. Bu kişi; sevilen, askeri müdahalelere şiddetle karşı çıkan, Rusya ile olan çatışmayı uzun süredir eleştiren ve Ukrayna'yı destekleyen biri. Zorlanırsa muhtemelen ‘evet’ oyu verir, ancak ittifaktan ayrılmayı kamuoyu önünde savunmadı! Elit kesim NATO'ya o kadar değer veriyor ki, neredeyse sırtlarında bir hedef tahtası taşıyorlar. Rand Paul bir asi ama aptal değil. Bu yüzden seviliyor Amerika’da.
Kuzey Atlantik İttifakı'na karşı kimse tek başına savaşamaz. Bununla birlikte, üçüncü bir çıkış yolu var ve bu yol, diğer ikisinin aksine gerçek olduğu için çok daha az dile getiriliyor. Trump, NATO'yu yok etme tehdidini Yüksek Mahkeme aracılığıyla teorik olarak gerçekleştirme fırsatına sahip.
Bazıları, Kongre'nin yetki sınırlarını aştığını ve başkanın dış politika yürütme konusundaki anayasal yetkisine müdahale ettiğini, NATO'ya katılmanın veya ayrılmanın da dış politika olduğunu savunuyor. Muhafazakar olarak kabul edilen dokuz yargıçtan altısı bu görüşe katılarak Trump'ı engelleyen yasayı geçersiz kılabilir.
**
Dünya gündeminden kent gündemine gelecek olursak; İzmir’de alanında uluslararası fuarların büyüğü olan MARBLE (Taş ve Mermer) Fuarı açıldı. 38 ülkeden 1000’e yakın katılımcının yer aldığı fuara 70 bin ziyaretçinin beklendiği açıklandı. Tabii ki bu fuarla İzmir’de konaklamadan yeme-içme ve ulaşım sektörüne kadar birçok alanda ekonomi de canlandı. MARBLE fuarları ile İzmir 37 yıl önce 1989 senesinde tanıştı. O dönemler fuar İzmir Kültürpark’ta yapılmaktaydı. Pandemi döneminden önce bu fuara ilgi çok fazlaydı. O dönemlerde İzmir içindeki oteller gelen ziyaretçileri tam olarak karşılayamadığından İzmir dışında Kuşadası, Çeşme gibi ilçelerindeki otellerde kalıyorlardı. Tüm İzmir bu fuarı bekliyordu, çünkü esnafın yüzü de gülüyordu.
Fakat pandemiden sonra bu fuar, eski canlılığını kaybetmesine rağmen bu yıl yine eski günlerine dönüş yaptı. Çinli katılımcılar bu fuarın gözdesiydi ve bu yıl da eskiden olduğu gibi gelerek, fuara canlılık getirdiler. Bu tür uluslararası fuarların kentimizde daha fazla yapılmasıyla hem yabancılar İzmir’i tanıyacak, hem de kent ekonomisi gelişecek
Viktor Orban ve NATO
Uğur Tingür
Yorumlar