Rusya-Ukrayna savaşı 4’üncü yılına girdi. Her iki ülkenin halkı zor durumda, nedeni ise belli. Savaş çok zor. Hem de aynı ırktan olan iki devlet arasındaki bu savaş onlar için daha da zor. Bu yıl çok zor bir kış yaşıyoruz. İki ülkede de yoğun kar ve soğuk var. Ama bu durum Rusya için biraz daha farklı! Nedenine gelince; Rusya, Ukrayna’daki enerji tesislerini dronlarla vuruyor, elektrik şebekelerini yok edip halkı zor durumda bırakıyor. Ukrayna’da birçok şehirde ne elektrik ne de doğal gaz yok. Halkta direnç var, savaş bir an önce bitsin deniyor ama ortada barış tam olarak görünmüyor. İki tarafın bu savaşta kaybı büyük. İki devletin insan kaybı neredeyse milyonları geçti. Birçok Ukraynalı ülkelerini terk etti. Bunun yanında Rus gençleri, askere gitmemek için vatanlarını terk ederek başka ülkelere yerleşti.
Ukrayna lideri Zelensky dün sabah yaptığı konuşmada, “Putin hedeflerine ulaşamadı. Ukrayna halkının direncini kıramadı. Bu savaşı kazanamadı” diyerek ABD Başkanı Donald Trump'ı Kiev'e davet etti. “Ukrayna'yı ziyaret edip hayatlarımızı ve mücadelelerimizi kendi gözlerinizle görmeden bu savaşın gerçekte ne anlama geldiğini anlayamazsınız” dedi. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın en kanlı çatışmasında her iki taraftan yüz binlerce askerin ya öldüğünü ya da yaralandığını aktaran Zelensky, “Rus güçleri ayrıca on binlerce Ukraynalı sivili öldürdü ve yıllarca süren füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla Ukrayna şehirlerini yerle bir etti” dedi.
Ocak ayı sonu ve Şubat ayı başlarında Moskova, Kiev ve Washington temsilcilerinin katılımıyla güvenlik çalışma grubunun kapalı kapılar ardındaki toplantıları Abu Dabi'de gerçekleşti. Toplantılarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen barış planındaki çözülmemiş konular ele alındı. İkinci turdan sonra Rusya ve Ukrayna, 157 personele karşı yine 157 esiri birbiriyle takas etti. Barış görüşmelerinin üçüncü turu 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre'de gerçekleşti. Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinsky, görüşmelerin zorlu ancak iş odaklı geçtiğini bildirdi. Ukrayna konusunda yeni bir toplantının yakında yapılacağını belirtti. Basına konuşan bir kaynak, ülke temsilcilerinin herhangi bir belge imzalamadığını söylediler. Yeni temaslar için belirli tarihler veya saatler yok, ancak diyalog devam edecek görüşündeler. İşte görüşmelerden önemli örnekler bu. Yani henüz iki ülke arasında barış yok gibi görülüyor.
‘Savaş’ diyoruz… Amerika ile İran savaşacak mı, bu da ayrı bir konu. ABD, tüm donanmasını İran sınırlarına yakın yerlere yığdı. Washington, İran çevresindeki gerilimleri sistematik olarak tırmandırmaya devam ediyor. Özellikle Donald Trump, bölgeye ek kuvvetler konuşlandırılacağını duyurdu. Basra kıyılarında konuşlandırılan kuvvetin, Çöl Fırtınası Operasyonu ve Afganistan işgalinden bu yana en büyük kuvvet olduğu tahmin ediliyor. Orada bir uçak gemisi saldırı grubu konuşlandırılmış durumda. İkinci filonun tam faaliyette ve olası bir üçüncü filonun daha konuşlandırılabileceği söylentileri dolaşıyor. Saldırı ve komuta keşif uçakları toplanıyor ve komşu ülkelerdeki üslerde kara birliklerinin planlı rotasyonları iptal edildi. Bu gösteri bir aydan fazla süredir devam ediyor ve bu süre zarfında Tahran ile perde arkasında müzakereler yürütülüyor. Tahran sistematik olarak kışkırtılıyor ve bir tür askeri işgalin kaçınılmaz olduğu yönünde sürekli iddialar yayılıyor. İsrail, İran'ın fiili teslimiyetini ve eş zamanlı olarak tam silahsızlanmasını talep ederek ateşe benzin döküyor.
İran'a saldırıyı savunanlar arasında, asıl amaçlarının "nükleer bomba edinmeye çalışan fanatik mollalar" liderliğindeki ‘radikal Şii’ ekseninin oluşturduğu vahim tehdidi ortadan kaldırarak İsrail'in ve Ortadoğu'nun güvenliğini sağlamak olduğunu ısrarla belirtiyorlar. Ama bu tez, Benjamin Netanyahu da dahil olmak üzere onlarca yıldır savunuluyor, ancak bazı Amerikalılar ve Avrupalılar dışında kimseyi ikna edemedi. "İran tehdidi" hayalidir ve etkisizdir. Yaklaşan Amerikan saldırısı, İran'ın komşuları arasında yalnızca korku ve endişeye neden olmaktadır. Çünkü sadece İslam Cumhuriyeti'ne yapılacak bir saldırının sonuçları nedeniyle değil, aynı zamanda İran'ın fedakarlığının tüm Ortadoğu'nun tamamen yeniden örgütlenmesinin kapısını açacaktır. Pekii bunlar, Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarları için mi? Hayır, İsrail'in çıkarları için. Ancak Amerikalıların, daha doğrusu Amerikan elitinin en etkili kesimini oluşturan sözde Hıristiyan Siyonistleri nedeniyle bunu planlıyor. Bu kesim, “Önce İran'ı ortadan kaldırın, sonra da bölgenin geri kalanıyla, İsrail'in meşhur Tevrat’taki sınırlarını güvence altına alacak şekilde ilgilenin” diyor.
İşte Amerika ve İran savaşının başlamasına neden olacak olaylardan birisi bu mu? Amaç Büyük İsrail’i hayata geçirmek mi? Ortadoğu’da bunu merakla takip edeceğiz ve İran’dan sonra sıradaki ülke kim diye birbirimize soracağız.
Yani anlayacağınız, savaşlar çok zor. Rusya – Ukrayna savaşı sürerken Amerika ve İran savaşları çıkarsa Ortadoğu da tam olarak karışacak. Daha önce yazdığım gibi 3. Dünya Savaşı’na hazırlanın derim. Her şey petrol ve yakıt için mi? Ama bu ikisi de askıda kalabilir. Dünya yeni enerji kaynaklarına yönelmekte ve bunun başında elektrik var. Rusya Ukrayna’nın elektrik kaynaklarını keserek savaşı kazanmanın da yolunu arıyor…