İzmir’de derbi günü… Aynı saatte iki farklı mücadele, iki ayrı kader savaşı. Tercihimi Alsancak’tan yana kullandım. Çünkü bu maç, üç puandan çok daha fazlasıydı. Kümede kalma yolunda bir dönemeçti.
***
Ve daha ilk dakikada sahneye çıkan bir isim: Yasin Öztekin. Kazanılan serbest vuruş, usta işi bir vuruş ve gol… Çoruhlu maça adeta 1-0 önde başladı. Daha ilk dakikada gelen bu gol, karşılaşmanın hikâyesini erkenden şekillendirdi.
Bu andan sonra Altay oyunun kontrolünü eline aldı. Topa daha fazla sahip oldu, rakip yarı sahaya yerleşti, baskıyı kurdu. Ancak tüm bu üstünlüğe rağmen etkili pozisyon üretmekte zorlandı. Çaba vardı, tempo vardı ama son dokunuş eksikti.
Bir de kaçan penaltı…
Ünal Kavlak topun başına geçtiğinde tribünlerde büyük bir beklenti oluştu. Vuruş geldi, kaleci doğru köşeyi seçti ve skor değişmedi. İşte o an, maçın gidişatını etkileyen önemli kırılma anlarından biri oldu.
İkinci yarıda da tablo çok değişmedi. Altay yine oyunun hâkimiydi, ancak üretkenlik sorunu devam etti. Aradığı golü ise sonunda buldu ve skora denge geldi. Golden sonra Altay biraz daha vites arttırdı.
Son dakikalarda ise sahada bambaşka bir görüntü vardı. Çoruhlu risk aldı, savunmayı geri plana itti. Altay için geniş alanlar oluştu, net fırsatlar yakalandı. Hatta bir top direkten döndü. Ama o anlarda gereken bitiricilik gelmeyince maç beraberlikle sonuçlandı.
***
Bu karşılaşma, iki takımın sezon boyunca yaşadığı sıkıntıların bir özeti gibiydi. Basit top kayıpları, karar verme hataları ve son vuruş eksikliği sık sık kendini gösterdi.
Mehmet Nur Kaymaz, defans arkasına güzel bir koşu yaptı, 10 numaralı Emre Tangeldi de 10 numara bir pas attı. Sağ çaprazda topla buluşan Mehmet topu kaleye kadar süremedi, adeta ayağına doladı. Defans yetişti ve önünü kesti. Kötü bir profesyonel kaleye kadar sürer, şut çeker ya da pas atar. Orta seviye profesyonel kaleye gider ya gol atar ya da attırır.
Yunus Efe Sarıkaya ileri geri çalıştı ama bir ara üst üste hücumda kolay yere pas atamadı ve top kayıplarına neden oldu. Bir pozisyonda da hafif sağ çaprazda müsait pozisyonda çektiği şut kale yerine yan ağlara gitti.
Çoruhlu cephesinde de benzer sıkıntılar vardı. Savunmada yapılan basit hatalar, topu uzaklaştırmakta yaşanan problemler dikkat çekti. Dahası rahatça kalecisine geri pası atacakken veya dönüp ileriye vurabilecekken, taca atması da bu seviye futbolcusuna yakışmadı.
İleri uçta Tuğcan Can Öztürk vurması gereken toplara ıska geçti. Amatör düzeyde bile bu kadarı olmaz.
Abdülkadir Çelik ise hücumda topu tutmakta zorlandı ve hep kaybetti. Ne topu saklamayı başarabildi, ne de pas atmayı.
***
Hakem Semih Kurt’un kararları da maç boyunca tartışma yarattı. Özellikle faul yönlerinde yaşanan karışıklıklar tribünlerin tepkisini çekti. Pozisyonlara uzak açıdan bakıldığında net yorum yapmak zor olsa da sahadaki algı pek olumlu değildi.
***
Karşılaşma 1-1 sona erdi.
Altay, küme düşme hattına gerilemekten kurtuldu.
Çoruhlu ise bulunduğu konumdan çıkma fırsatını değerlendiremedi.
İki takım da sahadan birer puanla ayrıldı ama geriye dönüp bakıldığında, daha fazlasını alabilecekleri bir maç geride kaldı.