Hamd, bizleri Ramazan ayına ulaştıran Yüce Rabbimize mahsustur. Salât ve selâm, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.), O’nun âline ve ashabına olsun.
Yine bir Ramazan ayına kavuşmanın huzurunu, neşesini ve sevincini yaşıyoruz. Ramazan; rahmettir, Ramazan mağfirettir, Ramazan berekettir, Ramazan hidayettir. Ramazan; Kur’an ayıdır, Ramazan sabır ayıdır, Ramazan bağışlanma ayıdır, Ramazan paylaşma ayıdır, Ramazan kaynaşma ayıdır, Ramazan birlik, beraberlik ve yardımlaşma ayıdır.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Ramazan ayı, insanlara doğru yolu, hakikati, gerçeği, hidayeti, adaleti gösteren, hidayet ve Furkan olan Kur’an’ın indirildiği aydır.” Demek ki Ramazan, Kur’an ile yeniden diriliş ayıdır. Bu ayda Kur’an’la daha fazla hemhâl olmalı, onu sadece okumakla kalmayıp anlamaya ve yaşamaya gayret etmeliyiz.
Ramazan’ın en büyük ibadeti oruçtur. Oruç, sadece aç ve susuz kalmak değildir. Oruç; dili yalandan, gözü haramdan, kalbi kötülükten korumaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
Oruç bize sabrı öğretir. Oruç nefsimizi terbiye eder. Açın hâlini anlamayı sağlar. Açlığın ne demek olduğunu öğretir. Kalbimizi yumuşatır. Cimriliği giderir, merhameti artırır.
Ramazan ayı aynı zamanda bir arınma, temizlenme mevsimidir. Bu ayda cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Günahlarımızdan tövbe etmek için büyük bir fırsattır. Özellikle son on gününde bulunan Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O geceyi ibadetle, dua ile, istiğfar ile değerlendirmek büyük bir kazançtır.
Ramazan bereket ayıdır. Sofralarımız bereketlenir. Paylaştıkça artan bir rahmet vardır bu ayda. Zekâtlarımızı, fitrelerimizi, fidyelerimizi vererek ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürelim. Unutmayalım ki paylaşmak, Ramazan’ın ruhudur. Ramazan; kırgınlıkları, dargınlıkları unutma ayıdır.
Ramazan; kalpleri birleştirme ayıdır.
Ramazan; Allah’a yönelme ayıdır.
Geliniz bu mübarek ayı gafletle değil, ibadetle geçirelim. Kur’an’la dirilelim. Namazlarımızı çoğaltalım. Dualarımızı artıralım. Kalbimizi kin ve hasetten arındıralım. Rabbim bizleri Ramazan’ı hakkıyla değerlendiren kullarından eylesin. Oruçlarımızı, namazlarımızı ve dualarımızı kabul buyursun. Bizleri Kadir Gecesi’ne ulaştırıp affına mazhar olanlardan eylesin.
Görüldüğü gibi Ramazan gecelerini ihya etmek son derece önemlidir. Ancak gecenin ihyasından maksat sadece teravih namazı kılmak değildir. Başka hayırlı ve güzel ameller de yapılmalıdır. Kur’an okumak, zikir ve tefekkürle meşgul olmak, Hz. Peygamber’in hayatını okumak, ilimle meşgul olmak Ramazan gecelerinde yapılması gereken işlerdendir.
Oruç tutan kişinin Ramazan gecelerini, gündüzleri tuttuğu orucun sevabını yok edici davranışlardan uzak olarak geçirmesi de ihya anlamı taşımaktadır. Müminlere bir ikram olarak sunulan Ramazan ayı; ibadet, tövbe, dua, zikir, arınma, sosyal yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Ramazan’da orucu bozacak maddi şeylerden kaçınmak ne kadar önemli ise, onun manasını bozan, sevabını götüren İslâm adabına aykırı davranışlardan sakınmak da önemlidir.
Öyleyse, her türlü hayrı, rahmeti, bereketi ve daha nice güzellikleri bünyesinde barındıran Ramazan ayını gereği gibi değerlendirelim. Oruçlarımızı Allah’ın emrine uygun olarak, her türlü haram ve kötü davranışlardan sakınarak, bütün uzuvlarımızla tutalım. Tuttuğumuz oruca zarar verici her türlü olumsuz söz, fiil ve davranışlardan uzak duralım. Bu ayı fırsat bilip kendimizi gelecek yıllara ve âhiret hayatına manen hazırlayalım. Belki bir sene sonraki Ramazan ayına yetişemeyebiliriz. Bunun idraki içinde olalım.
Bu itibarla insan, Ramazan’da her bakımdan kendini hesaba çekmeli, kazandığı güzellikleri korumalı, işlediği günahlardan dolayı tövbe etmelidir.
RAMAZAN AYIMIZ MÜBAREK OLSUN…