Sürücü kaynaklı trafik kazalarının önemli bölümü uyuşturucu kullanmaktan kaynaklanıyor.
Kazadan sonra polis çağrılıyor. Yapılacaksa alkol muayenesi yapılıyor. Alkol almamışsa bırakılıyor. Adam, bir sağa bir sola sallanıyor. Konuştuğu anlaşılmıyor, gözleri bir başka bakıyor.
Ama alkollü çıkmıyor.
Ve evet serbest bırakılıyor. Eminim; o anda görevli polis memuru da kahroluyordur. Çünkü elinde bir müeyyide yok. Ne yapsın ki? Uyuşturucu testi diye bir uygulama yok. Algılamak yetmiyor.
Ve düzen bu şekilde devam ediyor.
Bağımlılıkla ilgili tırmanış, trafikte “psikopat” olarak nitelendirdiğimiz bir sürücü tablosu oluşturuyor. Bunlar alkol almıyor ama kafaları iyi. Alkol almış olandan daha tehlikeliler. Daha büyük bir risk taşıyorlar.
Devletin buna bir çare bulması lazım. Uyuşturucu testi diye bir şey varmış. Mesela saç telinden bile ne olduğu ortaya çıkıyormuş ama maliyetli bir test. O yüzden ne yazık ki seyrüsefer alanında kullanılamıyor.
Akla gelen ilk şey, bunu algılamak üzere de olsa uzman kişiler oluşturmak. Mesela psikologlar, psikiyatrisler gibi.
Bu sürücüler yüzünden çok tanıdığımın trafiğe çıkmadığını biliyorum. Belanın nereden geleceği belli olmuyor çünkü.
Bence gereksiz bir atışma
Aziz Kocaoğlu, bu kentte uzun süre Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı ve kente önemli hizmetler sundu.
Herkes kendisini minnetle anıyor.
Dr. Cemil Tugay, iyi niyetle ama bin bir engellemeyle bu kente hizmet sunmak için çabalıyor. O da beğeni ile izleniyor.
Ama ne olduysa bu iki başkan, bir süredir sosyal medyayı kullanarak Anadolu aşıkları gibi atışıp duruyorlar. Kocaoğlu, Basmane Çukuru ile ilgili bir şeyler söylüyor, Cemil Başkan, ‘Sen neden vaktiyle çözmedin?’ diye cevap veriyor ve diğer konular gündeme getirilip atışma uzayıp gidiyor.
O kadar ki, birbirlerine kırıcı sözler de sarf ediyorlar.
Yaptıkları doğru mu?
Elbet değil. Ama gaz verilmiyor de değil. Kocaoğlu da, Tugay da sözlerinin bu kentin çıkarına sarf edildiği iddiasında olsalar da ve bu doğru kabul edilse de muhalefetin eline koz verildiğini de unutmayalım.
Kocaoğlu’nun da, Tugay’ın da birlikte olduğu ortamlarda birkaç kez bulundum. Anladım ki, Kocaoğlu kent sorunlarına bigane kalmak niyetinde değil. Tugay da ‘galiba’ işine karışılsın istemiyor.
Bu yüzden tartışma uzuyor ve daha da uzayacağa benziyor.
Sedat Peker’le ilgili projeler
Halen yurt dışında yaşayan ağır abilerden Sedat Peker’in son zamanlarda iyilikseverliği ön plana çıktı.
Darda kalan, haksızlığa uğrayan, mağdur edilen her kimse, onu buluyor, yardımını yapıyor ve sosyal medyada konu oluyor.
Onun kalabalık bir fanatik grubu olduğunu unutmayalım. O grubun da Sedat Peker için adeta ölmeye gidebileceğini…
İşte o fanatikler, kendisini ‘Yılın en iyilik sever insanı’ seçmek istiyorlar ve bunun için organize oldular.
Seçilmesi de an meselesi gibi görünüyor.