Küme düşmeme mücadelesi veren Altay ile Play-Off hattına tutunmak isteyen Denizli İY, İzmir’de karşı karşıya geldi. Kâğıt üzerinde favori konuk ekip gibi görünse de Altay’ın sürprize açık yapısı bu maçta “net favori” kavramını baştan geçersiz kılıyordu.

Karşılaşmanın başa baş geçmesi bekleniyordu ama sahadaki tablo pek de öyle olmadı. 64. dakikada gelen maçın tek golüne kadar Altay, rakip ceza alanına daha sık yaklaşan taraftı. Golden sonra ise bu kez Denizli İdman Yurdu beraberlik için bastırdı. Ancak skor değişmedi ve mücadele Altay’ın galibiyetiyle sona erdi.

Altay’ın kimliği değişmiyor

Her Altay yazımda altını çiziyorum:

Siyah-Beyazlılar sert oynayan, çok koşan, istekli ve çevik bir takım. Bu takımla baş edebilmek için iki temel şart var. Ya fiziksel olarak aynı sertlikte karşılık vereceksiniz, ya da topu çok hızlı oynayacaksınız. Hızlı pas, hızlı koşu, hızlı hücum ve biraz da yetenek…

Denizli İdman Yurdu bu şartları sahaya koyamayınca, Altay oyunun büyük bölümünde daha üstün gözüktü. Topu kazandığı anda dikine oynamayı düşündü, oyunu rakip yarı alana yıktı. Çok net pozisyonlar üretmese de aradığı golü bir anlık farkındalıkla buldu. Ünal Kavlak, henüz pozisyon oluşmadan kalecinin önde olduğunu gördü ve attığı şutla takımına altın değerinde üç puanı getirdi.

Savunma, sabır ve kaçan fırsatlar

Bu golün ardından Altay skoru koruma refleksiyle geri çekildi ve rakibini üzerine çekti. Ancak iyi organize olan savunması sayesinde ciddi bir tehlike yaşamadı. Denizli İdman Yurdu’nun savunma güvenliğini azaltması, Altay’a çok sayıda hızlı hücum fırsatı sundu ama bu pozisyonlar gole çevrilemedi.

Takım olarak büyük bir mücadele vardı, fakat bazı oyuncular olumlu ya da olumsuz yönleriyle öne çıktı.

Bireysel performanslar ve soru işaretleri

Hikmet Çolak birkaç basit pas hatası yaptı. Özellikle ceza alanı içinde topu ileriye vurmak isterken havaya dikmesi endişe vericiydi. Bunun dışında kötü bir performans sergilemedi.

Ceyhun Gülselam iki önemli pozisyon yakaladı. Ancak ağır yapısı bu anlarda belirleyici oldu. İlkinde kaleye gidemedi, ikincisinde ise vuruş yerine asist denedi; sonuç alamadı.

Mert Yıldırım’a ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor. 19 yaşındaki oyuncu davranışıyla dikkat çekti. Takımı öndeyken yere yatması rakibi sinirlendirdi. Ardından Cihangir Çağlayan ile yaşadığı diyalog ve sonrasında attığı kasti tekme, kırmızı kartlıktı. Sarı kartla kurtuldu ama hem kendisini hem takımını riske attı. Kısa süre sonra oyundan alınması doğru bir karardı.

Galip Mendeş ise maçın gizli kahramanlarından biriydi. İki kritik pozisyonda gole izin vermedi. Özellikle köşeye giden topa uzanışı alkışı hak ediyordu; nitekim şutu çeken Murat Torun’dan da tebrik aldı.

Denizli İdman Yurdu: İddia var, oyun yok

Denizli İdman Yurdu maça oldukça kötü başladı. Fiziksel olarak yetersizdi, ikili mücadelelerde geri kaldı ve rakibi kadar istemedi. Pas kalitesi düşüktü, yardımlaşma neredeyse yoktu. Sürekli savunma ve kaleci arasında yapılan paslar, orta saha desteği gelmeyince ileriye taşınamadı.

Topa Altay’dan daha fazla sahip oldu ama kaleye daha az gitti. Geriye düştükten sonra risk alıp oyunu neredeyse tek kaleye çevirdi. Ancak basit pas hataları yüzünden pozisyon üretmekte bile zorlandı.

Kaleci Kemal Mert Özyiğit iki basit hata yaptı, ardından iki kritik kurtarışla takımını oyunda tuttu. Yine de genel tabloyu değiştirmeye yetmedi.

Son Söz

Altay, küme düşme hattının altı puan üzerinde olsa da olası bir puan silme cezası kapıda. Bu durum, tüm dengeleri altüst edebilir.

Denizli İdman Yurdu ise sadece bu maçı değil, iddiasını da kaybetti. Play-Off hedefiyle çıktığı yolda tökezledi. Daha da önemlisi, sahadaki oyun 2. Lig’e çıkabilecek bir takım görüntüsünden oldukça uzaktı.