TÜİK, öyle bir sürpriz yaptı ki. Bu sürpriz de ocak ayı için açıklanan enflasyon rakamları! Aralık ayında açıkladığı rakamlarla hükümet kanadını sevindirmiş, emekliyi ve işçiyi ise üzmüştü, enflasyonu neredeyse sıfıra yakın olarak göstermekle.
İki ay arasındaki enflasyon farkını Türk vatandaşları bir türlü çözemediler. Aralık ayı TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları neredeyse Almanya’daki enflasyon ayarında bile değildi. Bir ay içinde marketlerde değişen hiçbir şey olmadı vatandaşımıza göre! Gıda ve et fiyatları aralık ve ocak ayında aynı! Yalnız, hükümetin yaptığı zamları saymayacak olursak, değişen hiçbir şey yok ortada.
Ocak ayı enflasyonu TÜİK’e göre 4,84, yıllık ise 30,65. Bir ay içinde ne değişti, aralık ayında yüzde 1’i bile bulmadı olarak gösterilen enflasyon ocak ayında birden bire nasıl oldu da yüzde 4.84’e geldi, bu da merak konusu. Burada emekli mağdur oldu, aldığı yüzde 12’lik zam neredeyse ocak ayında yüzde 6’lara düştü.
Vay benim emekli kardeşlerim, aldıkları zamla mutluluktan şaşırmış durumdalar! Aldıkları maaş ocak ayında eridi. Önümüz Ramazan. Birçok gıda ürününde artış olması bekleniyor normal olarak, her Ramazan’da böyle olur ve emeklinin maaşları daha da erir.
**
İzmir’de neredeyse yağmur duasına çıkacaktık, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay İzmir’e yapay yolla yağmur yağdırmak için çare arıyordu ama beklenmeyen bir yağmurla karşılaştı İzmir ve Ege Bölgesi. Son yılların neredeyse en büyük yağmuru yağdı ocak ayında, barajlardaki su seviyeleri yükseldi. Burada en büyük sorunla karşı karşıya kaldık. İzmir’de geçen dönem Belediye Başkanlığı yapan Tunç Soyer İzmir’in alt yapısına milyarca lira harcadı. “Kemeraltı’nı su basmayacak, sorunu çözdüm dedi ama ortada hiçbir şeyin olmadığını gördük. Kemeraltı yine sular altında kaldı.
Aynı sorun Buca’da da yaşandı. Özmen Caddesi’ne neredeyse bir arabanın geçeceği genişlikte künkler döşendi ancak, mazgalları yapmayı unutmuşlardı. Tekrar kazıp bazı yerlere mazgal döşediler fakat bu yağmurda Buca Üçkuyular Meydanı dere oldu. Alt yapı için döşenen bu künklerin, mazgallar olmayınca hiçbir işe yaramadığını gördük. Anlayacağınız İzmir’in parası çöpe atılmış.
**
İzmir CHP‘de kaynayan bir kazan var son günlerde. Buca CHP İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın CHP Genel Merkezi tarafında görevden alınması ile İzmir CHP’de ortalık karıştı. İlçe yönetiminin de toptan istifa etmesi ile CHP’de sular durulmadı.
CHP Genel Merkezinde, İzmir milletvekili Deniz Yücel’e parti yönetiminde görev verilmeyeceğini daha önce yazmıştım ve kendisine görev verilmedi. Arkasından Buca Belediyesi’ne atama ile yeni başkan yardımcıları geldi.
Çağdaş Kaya, Deniz Yücel’in adamıydı ve Buca Belediyesi Başkanlığına Görkem Duman’ı bu ikili getirmişti!
Ama CHP Kurultayı’ndan sonra her şey değişti. Deniz Yücel kenara atıldı ama CHP’de Genel Merkez’in operasyonu başladı. Önce Buca belediye Başkanı Duman’a iyi çalışmadığı gerekçesi ile iki tane başkan yardımcısı atandı. Aradan geçen bir ay içinde Buca CHP İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın istifası istendi ama istifa etmeyince Kaya görevden alındı.
Evet, İzmir’in şirin ve en kalabalık ilçesinde sular durulmuyor. Yakında birçok değişiklikler olabilir, CHP’liler buna hazırlıklı olsun. Daha önce bu görevi Tuncay Özkan yapıyordu ama Deniz Yücel milletvekili olunca bazı şeylere el koydu. Ama onun da suyunu CHP Merkez Yönetimi kesti.
**
New Yorkluların yüzde 40'ından fazlası ABD'de yasa dışı olarak bulunan kişilerin sınır dışı edilmesini destekliyor, ancak ezici çoğunluk Trump yönetiminin taktiklerinden ve Minneapolis'teki ICE operasyonlarından memnuniyetsizlik duyuyor. Siena Üniversitesi anketörlerine göre, katılımcıların yüzde 61'i (Demokratlar’ın % 81'i ve bağımsızların % 54'ü dahil) Minneapolis'teki artış sırasında ICE'nin çalışma şekline katılmadıklarını belirtirken, Cumhuriyetçiler’in yüzde 61'i göçmenlik kurumunun taktiklerini destekledi. Nassau, Suffolk, Westchester, Orange ve Putnam İlçelerindeki banliyö seçmenleri de büyük ölçüde göçmenlik uygulama kurumunun faaliyetine karşı çıkmış durumda ve yüzde 61'i karşı oy kullanıyor.
**
İran’da rejime karşı yapılan gösterilerde 36 bin İranlı erkek ve kadın öldü. Burada olan bir şeyi açıklamak istiyorum, bu katliama ne Amerika’daki üniversiteler, ne de dünyanın bir çok yerinde ve Avrupa’dan tepki olmadı, hükümetler dahil hiç kimse sesini çıkartmadı. Ama asıl gerçek ortaya çıktı. İran Hükümeti bu halk protestolarına hazırlıklıymış! Halkın arasına kendi ajanlarını yerleştirmişler ve gerçek mermi kullanmışlar.