Bir tarafta maddi sorunlarla boğuşan, sezon öncesinde en iyi oyuncularını ya gönderen ya da kadro dışı bırakan, hedefini yitirmiş bir Menemen FK… Diğer tarafta kadrosunda Süper Lig patentli birçok ismi barındıran, ligin zirvesine yerleşmiş bir Bursaspor…

Doğrusunu söylemek gerekirse, rahat bir deplasman galibiyeti bekliyordum. Benim gibi düşünen çoktur. Kağıt üzerindeki güç dengesi bunu gösteriyordu çünkü. Ama futbol bir kez daha bildiğini okudu; hepimizi yanılttı.

Evet, konuk ekip sahadan 3-1 galip ayrıldı. Ancak skorun söylediği kadar kolay bir galibiyet değildi bu. Özellikle son dakikalarda ev sahibinin bulabileceği bir beraberlik golü, maçın tüm hikâyesini değiştirebilirdi. Menemen FK pozisyonlar buldu, kaçırdı. Bursaspor ise hızlı hücumdan yakaladığı fırsatla uzatmalarda farkı ikiye çıkararak fişi çekti.

***

Tribünler de maçın hikâyesine ayrı bir not düştü. Ev sahibi Menemen FK olmasına rağmen kendilerine ayrılan bölümün ancak yarısı dolmuştu. Gol anları dışında statta ciddi bir ses yükselmedi. Karşı tribünlerin tamamı ise Bursaspor taraftarına ayrılmıştı ve Yeşil-Beyazlılar o bölümü tamamen doldurmuştu. Maç boyunca hiç susmadılar. Deplasman atmosferini ev sahibine yaşattılar adeta.

***

Menemen FK cephesinde yaşanan kayıplar kolay hazmedilir cinsten değildi. Beğendiğim isimlerden Seçil Can Koç ve Emre Keskin başka kulüplere gitti. “Menemen’in Torreira’sı” diye anılan Fırat Arslan uzun süredir kadroda yok. Yerlerine yeni isimler dahil edildi. Açıkçası o boşlukların dolmasının zor olduğunu düşünüyordum.

Tam anlamıyla dolduruldu mu? Hayır.

Ama sırıttılar mı? Kesinlikle hayır.

Yeniler dahil, herkes canla başla mücadele etti. Lidere karşı ayrı bir motivasyon vardı sahada. Teknik kapasite, atletizm ve oyun bilgisi anlamında geri kalınsa da, mücadele gücüyle Bursaspor’a kök söktürmeyi başardılar.

Yeni transferlerden Arda Çolak, fiziği ve yere sağlam basan oyunuyla dikkat çekti. Üstelik golü de atan isim oldu. Üçüncü maçında üçüncü golünü kaydetti. 21 yaşında ve şu ana kadar “boşu” yok. Bu çıkışını sürdürürse gelişimi hız kazanabilir.

62. dakikada oyuna giren Doğukan Emeksiz de top tekniğiyle öne çıkan isimlerden biriydi.

Kaleci Yusuf Karagöz ise zor bir maç geçirdi. Çıkması gereken pozisyonda çıkmadı, çıkmaması gereken yerde çıktı. Karar hataları pahalıya mal olabilirdi.

***

Bursaspor cephesine gelince…

Oyun kalitesini beğendim. Kadro gerçekten üst düzey. Oyuncular hem yetenekli hem çalışkan. Çok koşuyorlar, çabuklar, istekli ve birbirlerini iyi tanıyorlar. Pas opsiyonları fazla olduğu için oyun akışı da doğal olarak hızlanıyor. Gözü kapalı paslaşabilecek uyum seviyesine ulaşmışlar.

Ancak bir kırılganlık sezdim. Beraberlik golünü yedikten sonra tempoları düştü, oyun içi etkinlikleri azaldı. Oyunun genelinde hakim görünseler de baskı yediklerinde savunmada açıklar verdiler. Son dakikalarda gol yeme stresi yaşadılar.

Kadronun bir diğer gerçeği ise yaş ortalaması. Deneyim önemli bir avantaj. Fakat yaş ilerledikçe tempo karşısında direnç azalabiliyor. Çok koşan, mücadele gücü yüksek takımlara karşı zorlanabileceklerini düşünüyorum.

***

Sonuçta kazanan Bursaspor oldu. Ama sahadan başı dik ayrılan taraf Menemen FK’ydı.

Ne Altay ne Tire…

Bir tarafta kümede kalma savaşı veren Altay, diğer tarafta Play-Off hattını zorlayan Tire 2021 FK… Kağıt üzerinde hedefleri farklı ama sahada ortak bir sonuç: 1-1 ve iki taraf için de yarım kalmış bir hikâye.

Bu karşılaşma beni fazlasıyla düşündürdü. Altay, tanınmayacak kadar kötü bir performans sergiledi. Tire 2021 bunu avantaja çevirdi, öne geçti. Fakat maçın kontrolü elindeyken farkı artıramadı. Ve futbolda yazılı olmayan kural bir kez daha işledi: Atamayana atarlar. Kalesinde golü gördü, 3 puanı bıraktı.

***

Altay’da elle tutulur bir şey bulmak zordu. Pas hataları oldukça fazlaydı. Özellikle savunma kaynaklı hatalar rakibe net fırsatlar sundu. Yardımlaşma zayıf, pas opsiyonu yetersizdi. Topu alan oyuncunun etrafında sadece bir istasyon olması, hataları kaçınılmaz kıldı.

Yenen golde zincirleme bir hata vardı. Hikmet Çolak yakınındaki rakibinden uzaklaşıp pas opsiyonu yaratması gerekirken yerinde kaldı. Sefa Özdemir riskli bir tercihle kalecisine dönmek yerine Hikmet’i düşündü. O an donup kalan Hikmet’in hatasını iyi takip eden Atakan Akbulut araya girdi, topu aldı ve golü yaptı. Bu sadece bir pozisyon değildi; Altay’ın maçtaki zihinsel dağınıklığının özeti gibiydi. Hikmet’in maç boyunca yaptığı diğer hatalar da onu sahanın en zayıf halkalarından biri haline getirdi.

Ön tarafta ise Mehmet Onur Yıldız tek başına pres yapmaya çalıştı. Uzun deparlar, boşa harcanan enerji… Takım halinde yapılması gereken baskıyı bireysel çabayla telafi etmeye çalıştı. Son dakikalarda kendini yere bırakması, baş dönmesi yaşaması ve ambulansın sahaya girmesi, hem fiziksel hem mental yıpranmışlığın sembolüydü.

***

Tire 2021 daha teknik, daha organize bir görüntü verdi. Ancak hücumda üretkenlik sorunu yaşadı. Kaleye gitmekte zorlandı. Yine de bulduğu fırsatları tamamen değerlendiremedi; bir topu direkten döndü. 11. dakikada gelen gol sonrası skor avantajını korumaya odaklandı, bloklar arasını daralttı, alanı iyi kapattı. Fakat oyunu tamamen kendi yarı alanına yıkarak skoru tutma refleksi, galibiyetin önüne geçti.

***

Sonuç olarak ne Altay istediğini alabildi ne Tire. Yine de Siyah-Beyazlılar 1 puana şükretti. Play-Off kovalayan bir ekip içinse bu beraberlik kayıp hanesine yazıldı.

Bazen 1 puan kazançtır, bazen kayıp. Bu maçta ise iki takım için de eksik kalan bir cümle gibiydi: Ne Altay ne Tire…