Olağanüstü olaylar her hesabı bozan ve yeni bir kalem açan harcamalar doğurmaktadır. Bir ekonomik kriz, savaş, doğal afetler ve depremler bunların en önemli örneklerindendir. Türkiye Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremi ile bir kere daha sallandı. Üç yıl geçti üzerinden. Hala yaralar sarılmaya devam ediyor. Bir kalemde her şeyi çözmek elbette kolay değil. Ancak bu yaraların da acısı tarifsiz. Kayıplar büyük. Canlar geri gelmez ama insanımız yine de elbirliği ile bu yaraları sarmak peşinde. Devlet, merkezi yönetimi ile yerel yönetimleri ile bölgede… STK’ler ilk günden beri burada. Halk büyük oranda sorunların çözümünde yer aldı. İnsanımız bu acılarla baş başa bırakılmadı.
455 bin konut teslim edildi. Altyapı ve üretim büyük çabalar gerektiriyor. Yol, su, elektrik kanalizasyon bir yana; barınma ve gıda bir yana. Hepsi ihtiyaç. Bu arada üretim devam edecek, yeni sanayi bölgeleri oluşturulacak. Tarım durmayacak…
Resmi verilere göre depremin savurduğu iç göç büyük oranda geri geldi. Deprem bölgesinden göç eden nüfusun yaklaşık % 10 kadarı köyünü, kentini terk etti.
Bu depremler yaklaşık 15 milyon nüfusu etkilemişti. Dile kolay 11 il bunu ciddi oranda yaşadı. 50 bini aşkın ölüm var; 100 binden fazla yaralı… Bölgede 36 bin 932 bina tamamen yıkıldı, 311 bin bina ise kullanılamaz hale geldi. Sonuçta bir depremdi, yıktı geçti…
2023’te Dünya Bankası 40 milyar dolarlık bir yıkımdan bahsetmekte idi. Devletin kendi verileri 103 milyar dolarlık bir harcamaya neden olacağını hesaplamıştı. Geçen üç yıl içinde 91,5 milyar dolar harcama yapıldı. TL olarak 4 trilyon bir harcamaya karşılık gelen bir tutar bu. Altyapı ve konutlar ile ticari yapılar dahil hemen her alanda yeni inşaatlar ve barınma, destek, gıda, enerji vb. dahil insani giderlere, sosyal yardımlara için kullanıldı.
Evet!.. Elbette devlet bu yaraları saracak, elbette bir takım harcamalar öne geçecek… Geçti. Sadece 2023 yılında dahi bütçenin 1,7 trilyon TL, 2024 yılında 2,1 trilyon TL açık vermesi yapılan harcamaların miktarını göstermesi bakımından bile önemlidir. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2023-2025 dönemi için yapılan harcamaları 3,6 trilyon TL olarak belirtmektedir. 2026 bütçesinde ise deprem bölgesi için 653 milyar TL kaynak ayrılmış durumdadır.
Yardımların büyük kısmı barınmaya ayrıldı. AFAD bağış hesabında 146,8 milyar TL toplandı. Bu tutarın 43,5 milyar TL’si konut ve barınma, 60,4 milyar TL’si çadır ve konteyner altyapısı, 8,5 milyar TL’si taşınma destekleri için kullanıldı.
Bölgede okul gibi pek çok kamu binası da zarar görmüştü. 13 bin 321 yeni derslik için 72 milyar TL, hastane ve sağlık yatırımları için yaklaşık 123 milyar TL harcandı. Elektrik ve enerji altyapısına 51,1 milyar TL, karayolu ve otoyollara 19,8 milyar TL, demiryollarına 26,4 milyar TL kaynak aktarıldı.
Ekonomi ve tarım da bu desteklerden pay aldı. Çiftçilere 2025 yılında 17,4 milyar TL destek sağlandı. Esnaf ve sanatkârlara verilen krediler 29,5 milyar TL’ye, KOBİ’lere yönelik destekler ise 47,9 milyar TL’ye ulaştı.
Cumhurbaşkanlığı verilerine göre, deprem harcamalarının 9 milyar dolarlık kısmı uluslararası finansmanla da desteklendi. Böylece depremin kamu maliyesine toplam yükü, dolaylı kalemlerle birlikte 100 milyar doları aştı.
Her depremde tekrar tekrar yıkılmadan, gerekli önlemleri almak gerek. Yıkılmamak gerek. Yaraları sarmak tamam da kanamamak, yaralanmamak gerek. İhmaller, açgözlü yapılaşmalar ve insanın toprak hırsı bu yıkımlarda en büyük sorumlu. Kamu otoritesi bu konuda daha fazla inisiyatif almak durumundadır.